..::A.A.L~Gençliğin Sesi::..
 
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: 9. sınıfa yeni kayıt yaptıran öğrencilerimizden forumda yer almak isteyenler ad, soyad, doğum tarihi, sınıfı ve okul numarası bilgilerini cetinyur@gmail.com adresine gönderebilirler. Kullanıcı adınız ve şifreniz mail adresinize iletilecektir.
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: RUBAÎ NAZIM ŞEKLİ VE ÖZELLİKLERİ  (Okunma Sayısı 287 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Çetin YUR
Forum Yöneticisi
*

AAL Lirası 110
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 309


Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni


« : Mart 07, 2010, 01:01:55 ÖS »

endine özgü bir ölçüsü olan 4 dizelik (mısralık) nazım birimidir. Rubailerde birinci, ikinci, dördüncü dizeler uyaklı, üçüncü dize serbesttir. İki beyitlik kıtalar biçiminde yazılmış rubailer de vardır. Her dizesi birbiriyle uyaklı rubailere "rubai-i musarra" ya da "terane" adı verilir. Rubainin aruzun hezec bahrinden 24 kalıbı bulunur. Bunlardan mef'ulü birimiyle başlayan 12 kalıba "ahreb", mef'ulün birimiyle başlayan öbür 12 kalıba da "ahrem" denir. Kalıpların sonu "faül" ya da "fa" birimiyle biter.

Rubainin her dizesi ayrı bir ölçüde olabildiği gibi, dört dizesi de aynı ölçüde olabilir. Türk divan şiirinde daha çok ahreb kalıbına rastlanır. Rubailer genellikle mahlassız şiirlerdir. Ve divan şairlerinin divanlarının sonunda rubaiyyat başlığı altında sıralanırlar. Bu türün tartışmasız en büyük şairi Ömer Hayyam’dır.

Dört mısradan oluşan divan edebiyatı nazım şekli.

Dört mısralı ve 1., 2., 4. mısraları aralarında kafiyeli olan rubai İran şairleri tarafından bulunan bir şiir türüdür. Dört mısralı kafiyeli olanları da vardır. Böylelerine murassa rubai denir.

Rubai, birinci mısraının ilk bölümündeki ölçü dolayısıyla ikiye ayrılır. Birinci mısraın ilk bölümü aruzun mef'ulün ölçüsüyle başlarsa ahrem, mef'ulü ile başlarsa, ahreb adını alır. Gerek ahrem, gerek ahreb ölçüsüne giren rubailer yirmi dört ayrı vezinle yazılır. Bunların on ikisi ahrem, on ikisi ahreb adını alır. Rubai, iç yapısı, özü bakımından, bir düşünceyi, bir duyguyu en özlü, şiir yönünden en güzel bir nitelikte söyleme ilkesine dayanır.

Rubaide her dört mısraın da anlam bakımından birbirini tamamlaması, birbiriyle bağlantılı bir bütünlük içinde olması gerekir. Gazel, kaside ve öteki eski şiir türlerinde görülen mısra veya beyit bağımsızlığı rubaide yoktur. Birinci beyit konuya giriştir; üçüncü mısra, birinci beyitle dördüncü mısra arasında anlam bütünlüğünü sağlamaya yarayan bir bağlantı bölümü niteliğindedir. Anlam, dördüncü mısrada sona ererek bütünlüğe ulaşır.

Rubainin kuruluşu genellikle: aaba veya aaaa'dır. Yalnız doğu İslam ülkelerinde, bir şiir türü olarak gelişen rubai, ilk defa İran edebiyatında ortaya çıktı. Bunun ilk örnekleri X. yy.da görülür. Sonradan Türk ve Arap şairleri tarafından benimsendi. İran edebiyatında bu türün en başarılı örneklerini Şahid, Rûdeki, Ebu Şekûr Belhi verdi. Daha sonra Ömer Hayyam, bir rubai şairi olarak dünya edebiyatında ün sağladı.

Rubai konu bakımından genellikle üçe ayrılır: felsefi (hikemi), aşki, rindane. Gerek İran ve Arap, gerek Türk edebiyatında rubai türünün en başarılı örnekleri bu konularda verildi. Oldukça güçlü, geniş bir düşünceyi dört mısra içinde derli toplu olarak yoğun bir şiir havasıyla vermek zorluğu yüzünden rubai, gazel, kaside, kıta gibi şiir türleri ölçüsünde yayılmadı. Sadi, Mevlânâ felsefe ve tasavvuf, Hafız aşk konularını işleyen rubailer yazdılar. Fakat hiç birinde Hayyam'ın düşünce yoğunluğu, şiir özlülüğü görülmez.

Hayyam'dan sonra, divan düzenleyen bütün İran, Türk ve Arap şairleri tarafından rubai yazma geleneği benimsendi. Türk edebiyatında bu türün en başarılı örneklerini Azmizade Haleti verdi. Divan edebiyatı süresince bütün Türk şairleri tarafından işlenen rubai türü Tanzimat döneminden sonra daha az kullanıldı.

Rubainin Özellikleri:

1. Kafiye düzeni aaxa ya da aaaa biçimindedir.

2. Rübailerde aşk, şarap, dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma, hayatın anlamı ve hayat felsefesi,tasavvuf ve ölüm gibi konular işlenir.

3. Rübai diğer nazım şekillerinden farklı olarak özel bir ölçüyle yazılır. 24 kalıbı vardır.

4. Rübaide ilk iki dize fikrin hazırlayıcısıdır. Asıl söylenmek istenen düşünce 3. veya 4. dizede ortaya çıkar.

5. Genelde mahlassız şiirlerdir.

6. Rübai Edebiyatımıza İran Edebiyatından geçmiştir.

7. Rübai’nin en büyük şairi İranlı Ömer Hayyam(XII yy)’dır.Türk edebiyatının en usta şairleri Kara Fazlî,Azmizade Haleti, Nabi ve son dönemde de Yahya Kemal’dir.
Logged

İnsan elinden alınanı geri almaya çalıştıkça elinde kalmış olanları da kaybediyor.
No country for old men.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Bu Sayfa 0.101 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu